Market ve Perakende Sektörü

Posts tagged ‘Şok’

Şok Market İndirimleri !…

Şok daha ucuzu yok! Şimdi Şok marketlerde sizleri tüm ürünlerde süper indirimler bekliyor …

Keskinoğlu 30’lu yumurta 4.25 TL
Rize çay 1000 gr Lezzdem 6.75 TL
Lezzdem harman çay 1000 gr 6.45 TL
Lezzdem bergamot aromalı siyah çay 500 gr 4.25 TL
Filiz çay 500 gr Lezzdem 3.95 TL
Kaşar peyniri 1000 gr Dilmen 9.90 TL
Keskinoğlu soslu mangal seti kg 7.99 TL
Meyve nektarı çşt. 1 lt maldiv 1.50 TL
Yuğurt 3 kg Ada çiftliği 4.95 TL
Algida kako-vanilya-çilek aromalı dondurma 2 lt 5.39 TL
Saç kremi 350 ml 2’li paket Elidor 4.90 TL
Saç jölesi 300 ml Hobby 3.25 TL
Traş jeli 200 ml Fizz 3.95 TL
Traş makinesi 3 bıçak Dorco Pace 3 5.95 TL
Yedek sistemli bıçak 4’lü Dorco Pace 3 5.95 TL

Ülker, Şok’u büyütüp satacak

İki yıl içinde dört büyük şirketini daha halka arz etmeye hazırlanan Ülker Grubu, geçtiğimiz ay Migros’tan devraldığı Şok Marketleri’ni büyütüp satmayı planlıyor.
Önümüzdeki iki yılda dört büyük şirketinin yaklaşık yüzde 60’lık hissesini halka arz etmeyi planlayan Ülker Grubu, önümüzdeki dönemde tarihi hamlelere hazırlanıyor. Geçtiğimiz ay Migros’tan devraldığı Şok Marketleri’ni büyütüp satmayı hedefleyen grup, CNBC-e Business Dergisi’nin temmuz sayısına konu oldu. Ülker’in finansal yatırım olarak gördüğü alım fırsatlarını Gözde Finansal Hizmetler üzerinden değerlendirdiğini belirten Ülker Grubu CFO’su Cem Karakaş, “Gözde, geçtiğimiz ay Şok zincirini satın aldı. Daha önce de bizden Exper Bilgisayar’ı almıştı. İşinin doğası gereği bu iki şirketi de geliştirip, değerini bulduğunda satacaktır. Gözde, medyada da yatırım yapmak üzere bir dizi görüşme yaptı. Şunu açıkça söyleyebilirim. Yıldız Holding’in hiçbir zaman medya sektörüne yatırım yapmayacağına eminim” dedi. Gözde’nin al-sat yapan bir şirket olduğunu ve bu iş için kurulduğunu dile getiren Karakaş, Yıldız Holding’in, sermaye artırımı kararı alan Gözde Finansal Hizmetler’deki hisse oranını süratle düşüreceğini ifade etti. Karakaş, “Küçük bir ortak olarak kalacağız. Öyle olmasa, neden bir perakende zinciri satın alalım? Bütün market zincirleri bizim müşterilerimizdir ve biz onlarla rekabet etmeyi hiç istemeyiz. Bilakis bunun bize zararı olur” diye konuştu.

YILDIZ, AİLENİN YATIRIM ARACI
Çatı şirketi Yıldız Holding’in halka arzının şimdilik söz konusu olmadığını vurgulayan Karakaş “Yıldız Holding’e şahısların özel mülkü, ailenin bir yatırım aracı gibi bakmak daha doğru. Diğer holdinglerde olduğu gibi geniş aile üyelerine dağıtılmış bir hisse yapısı yok. Neticede Yıldız Holding, iki kardeşin hissedar olduğu bir şirket. Hissedarlarının da yeni kaynak yaratmak için bu şirketi halka açacaklarını düşünmüyorum” dedi.

Godiva da borsaya geliyor
Dünyaca ünlü çikolata markası Godiva’nın ana hissedarı konumundaki Ülker Çikolata da halka arz edilecek. Ülker Çikolata, Besler, Akgıda ve Polinas’ı iki yıl içinde yaklaşık yüzde 60’a varan oranlarda halka açacaklarını belirten Cem Karakaş, “Küçük oranlardaki halka arzlar kurumsal yatırımcıların ilgisini çekmiyor. Bu nedenle yüzde 60’a varan oranlarda halka açılmayı planlıyoruz” dedi.
Kaynak | Sabah

A101 hisselerini satıyor

Migros haziran ayı içerisinde Şok marketlerini Ülker’e satmıştı. A 101 de perakende sektöründeki satınalma ve birleşmeleri gözün önünde tutarak hisselerini satmaya karar verdi.
Erhan Bostan “Daha hızlı büyüyebilmek için azınlık hisselerimizi satmaya karar verdik.” dedi.
A101, azınlık hisse satıyor
Perakende sektöründe son günlerde satın alma ve birleşmelerde yaşanan canlılık sürüyor.
Migros çatısı altındaki Şok’un geçtiğimiz günlerde 600 milyon Tl’ye Ülker Ailesi’nin kontrol ettiği YıldıZ Holding’e satılmasının ardından şimdi de A101 azınlık hisselerini satıyor.
‘Hard discount’ yani yüksek indirim formatının önemli oyuncularından olan A101, YÜZDE 10 oranında satacağı hissesi için görüşmelere başladı.A101 CEO’su Erhan Bostan, “Bu süreç altı ila dokuz ay arasında tamamlanacak. Biz bütün mağazalarımızı kendimiz açıyoruz. Dolayısıyla daha hızlı büyüyebilmek için azınlık hisselerimizi satmaya karar verdik.” diyor.

Ne kadara satılır?
A101’in çok ortaklı bir yapısı vardır. Çoğunluk hissesi Memorial Sağlık Grubu, English Home mağazalar zinciri ve Aydın Örme’nın sahibi olan Aydın Ailesi’ne ait. Bu oran yüzde 52.92 Bank Asya’nın yüzde 21.84, İrfan Hacıosmanoğlu’nun yüde 10.08, Forum Süt’ün yüzde 6, Murat Sungurlu’un yüzde 3.89 Hasan Sayın’ın yüzde 3.89 ve Asım Sayın’ın yüzde 1.38 oranında payları bulunuyor.Erhan Bostan A101 mağazalarına ait yüzde 10’luk kısmın ne kadara satılacağının henüz belli olmadığını söyledi.
Şok Yöntemi
Şok’un değerlendirmelerine bakıldığında;230 mağaza ve 236 bin metrekare büyüklük söz konusu. Migros çatısı altındaki Şok, 600 milyon liraya Yıldız Holding Bünyesindeki Gözde Finansal Hizmetler’e satıldı. Bu değere göre Şok’un mtrekare bazında satış fiyatı 2 bin 542 liraya denk geliyor.
Yine 190 metrekare ortalama büyüklüğe sahip bir Şok mağazasının satış fiyatı da 485 bin lira oldu. A-101 değerlendirilmesinde şöyle bir tablo çıkıyor: A101 1010 mağazasında toplam 300 bin metrekare büyüklük söz konusu. Bir mağazanın ortalama büyüklüğü Şok’tan yaklaşık 100 metrekare fazla olduğu için, adet değil metrekare bazında değerlemeleri dikkate almak gerekiyor. Buna göre 300 bin metrekare büyüklüğü Şok’taki 2 bin 542 lira değerlemeyle hesaplarsak, A101 için yaklaşık 763 milyon liralık bir fiyat ortaya çıkıyor. Ancak Şok’ta çoğunluk hissenin satıldığını, A101’de ise azınlık hissenin satışının planlandığınıo da burada belirmekte fayda var.
Kaynak-Economist

Şok ve Ülker Grubu için bir kazan-kazan analizi

Bu sıralar hemen hemen her gün perakende sektörüyle ilgili önemli bir gelişmeyi haber alıyoruz.
Örneğin BestBuy Çin’den çıktığı gibi Türkiye’den de çıkacakmış, Cem Boyner ÇARŞI’ya hayat verecekmiş, TEKNOSA Best Buy Türkiye’yi satın almış, YKM satılacakmış, A101, 1001inci mağazasını açıyormuş vesair… Fakat hiçbir haber bana 22 Mayıs günü ÜLKER Grubunun ŞOK’u alacağı haberi kadar ilginç gelmedi. İlginçti, çünkü Türkiye’nin en önemli gıda üreticisi, müşterilerinin pazarına büyük bir çapraz satınalma ile girecekti.  Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Selamet Aygün’ün dediği gibi: “bu durum, federasyon üyeleri başta olmak üzere tüm sektörü tedirgin etmiştir.”
Haberin ardından 23 Mayıs günü Milliyetteki kösesinde Güngör Uras çok fazla yoruma girmeden bu önemli durumu değerlendiren bir yazı kaleme aldı ve özetle dedi ki, herkes ticaretine bakıyor: “70 ildeki 1.254 ŞOK mağazası ÜLKER grubu için önemli bir pazarlama ağıdır.”

Biz de sektörden bazı arkadaşlarla kendi aramızda fantastik değerlendirmeler yaptık. Haberin asılsız olduğunu söyleyenler bile oldu. Hatta bir ara ŞOK tarafı haberin gerçekliğini tartıştıracak açıklamalar da yapmıştı. Fakat ÜLKER’in buna sessiz kalmasıyla bu işlemin olacağına ilişkin inancım artmıştı.
Ateş olmayan yerden duman çıkmazdı. Ve 8 Haziran tarihinde beklenen açıklama ajanslara geçildi: “ÜLKER, ŞOK’u satın aldı.” Muhtemelen öteden beridir yürütülen mekik diplomasisi hızlıca sonuçlandırıldı ve taraflar da zaten daha sonra basının karşısında “spekülasyona sebebiyet vermemek için işi bir haftada bitirdik” dediler.
Evime yakın olan Ziverbey ŞOK mağazasının niçin halen salaş olduğunu merak ederken, 2010 yılında ŞOK’un 360 yeni mağaza açarak yatırımlarını başka yöne kaydırdığını aynı haberle öğrendim. Yalnız haberdeki satış bedelini duyunca, rakamın neye tekabül ettiğiyle ilgili bir merak sardı beni. Ardından iki şirketin faaliyet raporları satırlarından aldığım bilgiler ve kısa bir araştırmanın sonrasında pazar lideri BİM ile ikincisi ŞOK arasında bir karşılaştırma tablosu hazırladım.  Bu naçizane karşılaştırma tablosuna beraberce göz atalım:
BİM, satışlarındaki özel markalı ürünlerin (private label) ağırlığı sebebiyle hard-discount formatında, ŞOK’un ise daha soft bir discount modelinde indirimli mağazacılık yaptığıyla ilgili bir kanı var piyasada. Biz de bu yoruma katılarak devam edelim. Aynı yıl yatırıma başlamış olan bu şirketlerden BİM, patronundan depocusuna kadar hedefe kilitli yürüttüğü operasyonundan dolayı daha hızlı yol almış. Zira ŞOK, daha büyük bir grubun yan yatırımı olarak başlamış, grubun yurtdışı açılımları, yurtiçi açılımları, ana grubun satışı vb faktörlerden dolayı grubun ana faaliyet alanında olamamış ve “kenardan kenardan” devam edebilmiştir. Ancak son 2 yılda önemli bir artış gözlenmiş olmakla beraber bunun amacının da (Ana sahip fonun genel amacına uygun olarak) şirketi büyütüp satarak hipermarketçiliğe odaklanmak olarak kaydedilebileceğini belirteyim. 
8 Haziran günü bültenlerden ŞOK’un 600 milyon TL’ye mağazaların tamamının içindeki demirbaş ve stoklarla beraber satıldığı haberini okuduk. Aynı gün BİM’in borsadaki hisse değeri yaklaşık 51,75 TL idi. BİM’in 151.800.000 adetten oluşan toplam hisse sayısıyla borsa değeri çarpıldığında yaklaşık 8 milyar TL’lik bir şirket değerinden bahsedilebilir. BİM’in 800,000 m2 satış alanına sahip mevcut 3.171 mağazasına karşı ŞOK’un 240.000 m2 satış alanı ve 1,254 mağazası bulunmakta. Mağazabaşı metrekareler itibari ile BİM, ŞOK’tan % 32 daha büyük mağazalara sahiptir. BİM’in yaklaşık borsa değeri ile ŞOK’un satış bedelini mağazabaşı ve metrekare başına değerle ile karşılaştırdığımızda BİM’in toplam şirket değeri ŞOK’tan 12 kat daha fazla olmasına rağmen mağazabaşına şirket değeri yaklaşık 4 kat ve metrekare başına düşen değeri 3 kat daha fazladır. Toplam şirket değeri içerisinde BİM’in sadece kendine çalışan bölge depoları, araçları ve personelleri de yer almakta iken ŞOK’un operasyonları MİGROS’la beraber yürütüldüğü için bunları BİM’den biran için çıkardığımızı ve BİM’in değerini biraz daha düşürdüğümüzü varsayalım. 
Bu durumda en azından söyleyebiliriz ki: ÜLKER yapılan bu operasyonla “karşılaştırılabilir mağaza yerel metrekare kesiti çerçevesinde” ŞOK mağazalarını BİM’e kıyasla en az yarıyarıya bir fiyatla satın almıştır. Yani bir metrekarelik bir ŞOK konsepti bütünüyle BİM’inkinin yarısından daha az bedelle satın alınmıştır. 
8 Haziran günü haberlerde bu anlaşmanın bir “kazan-kazan” anlaşması olduğu vurgulanıyordu. Kimin iki kere kazandığını bilemeyeceğim fakat ŞOK’ta yaşandığı gibi, satışın gerçekleşebilmesinin satış bedelinden daha önemli olduğu bu büyüklükteki operasyonlar, gerçekten zor ve dikkatli yürütülmesi gereken işlerdir. Sonuçta iki tarafa da hayırlı olsun diyelim ve köşemize çekilip perakendedeki yeni ve ilginç gelişmeleri bekleyelim.
Kaynak- Yılmaz Yaman Perakende Profesyoneli

Market Satın Almalarında Tam Gaz

Ülker’in Şok marketlerini satın almasının ardından perakende sektörü hareketlendi. Makro Market Başkanı Şeref Songör, perakende sektöründe satın almaların hızlanarak devam edeceğini söyledi.

Ülker’in Şok’u almasının ardından perakende sektörü hareketlendi. Sektörde yeni satın almalar da bekleniyor. Perakende sektörünün önemli isimlerinden Makro Marketleri Başkanı Şeref Songör, Ülker’in Şok’u satın almasını ’sektörün gelişimi için organize ve modern perakende olma yolunda değişim sürecini tamamlama yönünde bir adım’ olarak değerlendirdi. Songör, yerel marketlerde de inorganik büyümelerin yaşanacağını ifade etti.

Satın almaların devamı gelir
Söz konusu satışın tamamen ticari bir faaliyet olduğunu kaydeden Songör, rekabet açısından bir tehlike oluşturmadığını söyledi. Songör, “Ülker sadece Şok’tan ibaret değil. Toptan satışta da var. Bunun dışında daha önce BİM’de de ortaklığı vardı ve hiçbir sorun olmamıştı” dedi. Sektörde satın almaların hızlanarak devam edeceğini ifade eden Songör, genellikle büyük firmaların küçük ölçekli zincirleri satın aldığını ancak, büyük firmalar arasında da konsolidasyonun başladığını belirtti. Bu süreçte Migros’un tavrının da önemli olduğunu kaydeden Songör, Migros’un hala sektörde belirleyici pozisyonda olduğunu sözlerine ekledi.
 
Migros hala belirleyici

Benzer hareketliliğin yerel zincirlerde de yaşandığını dile getiren Şeref Songör şöyle konuştu: “Türkiye büyüyen bir ekonomi. Yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları ile yeni yerleşim alanları ortaya çıkıyor ve yeni hizmet alanları oluşuyor. Ancak yine de organik büyümede artık 10 yıl öncesinin rahatlığı yok. Bu nedenle küçük zincirlerde de inorganik büyüme kaçınılmaz görünüyor.” Kendilerinin de Makro Marketleri olarak yakın zamanda Karadağlar’ı satın aldığını hatırlatan Songör, inorganik büyüme konusunda çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Yabancılar Türkiye’ye koşuyor
Avrupa ve dünya pazarlarında düşen alışveriş harcamaları ile tıkanan uluslararası perakendeciler gözünü Türkiye’ye çeviriyor. Carrefour’un en büyük rakibi Fransız perakende devi Auchan ve Alman indirim market zinciri Lidl da rotasını Türkiye’ye kırdı. Fransız perakendeciler, özellikle Carrefour’un Türkiye’de olumlu sonuçlar almasını referans kabul ederek Türkiye pazarındaki yerel zincirleri inceliyor. Auchan sahip olduğu 574 hipermarket ve 747 süpermarket ile 2010’da 41.1 milyar Euro ciro elde etmişti. Firmada 256 bin kişi çalışıyor.

Almanya’nın 27 ülkede 7 bin 200’den fazla mağazası ile hizmet veren discount devi Lidl’ın son olarak Bulgaristan pazarına girmesi sektörün uzmanları tarafından ’Lidl, Bulgaristan’dan sonra Türkiye’ye gelecek’ şeklinde yorumlanıyor. Firma 2008 yılında 59 milyar Euro ciro elde etmişti.

Kaynak: Zeynep Ceylan / Bugün

Hard discount nedir?

“Yüksek indirim” olarak açıklanabilecek bu felsefeyle, 1929 buhranından sonra ABD merkezli olarak doğan süpermarketçilik anlayışının günümüze uyarlanmış halidir. Daha çok 90’lı yıllar itibarıyla başlayan bu akım, günümüzde ivme kazanmaya devam ediyor. Bu sistemle süpermarket kavramı daha yerel birimlere (mahalleler, sokak araları) bayi mantığı ile taşındı.

Alman kökenli olanlara örnek olarak Aldi, Lidl ve Plus verilebilir. Ucuz olmanın yanında kâr da elde edebilmelerini sağlayan felsefeleri, “Tüketiciye yakın yerlerde kurulan, reklam, ambalaj, enerji, istihdam, lüks gibi kavramlardan mümkün olabildiğince uzak, masrafları minimumda tutarak yerel marketler kurmak, ucuz ürünlerle pazar yaratmak” şeklinde ifade edilebilir.

Müşterilerin iki temel unsur olan fiyat ve kaliteyi göz önüne aldığından yola çıkan hard discount marketler, dört ana düşünceyi baz alır: Sınırlı sayıda ürün, düşük fiyattan satılan private label’ların yüzde olarak oranını artırmak, yüksek kalite ve fiyat arasında ideal bir oran yakalayarak en düşük fiyata en yüksek kalite vaadini tutabilmek ve etkili olacak operasyonel planlama.

Az çeşit ürün satmalarını “Less is more” (Az daha fazladır) felsefesiyle açıklayan bu marketlerin en bilinenlerinden olan Aldi, müşterilerine PL dışında sadece birkaç marka sunuyor. Aldi ürünlerinin yüzde 10’undan daha azı markalara ait. Operasyonlarına ayrı bir önem vermek durumunda olan bu marketler için planlama, strateji ve etkin yönetim önem taşır.

Aldi başta olmak üzere tüm hard discount marketlerin temel felsefesi her bir kuruşu harcanmadan geri döndürebilmek, yani harcanmayabilecek hiçbir kuruşu harcamamak, bunun için de önlem almaktır. Türkiye’de hard discount konseptine en sadık perakende markası BİM denebilir.

DiaSA agresif büyüyor yıl sonu 1.000’ler ligine çıkıyor

970 mağazası bulunan DiaSA, bu yıl ucuz market kategorisinde 1.000’ler listesine adım atmaya hazırlanıyor.

DiaSA Genel Müdürü Fernando Gonzalez Somoza, indirim marketinde (discount) Türkiye’de daha ciddi bir rekabet olacağını, rekabetin sertleşeceğini söyledi.
970 mağazası bulunan zincir, bu yıl açılacak yeni noktalarla ucuz market kategorisinde 1.000’ler listesine adım atmaya hazırlanıyor. BİM, ŞOK ve A101 bu ligde yer alan üç firma olarak sıralanıyor.
Avrupa’dan bakıldığında Türkiye’nin önemli bir potansiyel taşıdığına dikkati çeken Somoza, “Türkiye dinamik bir pazar. Sadece ulusal değil, uluslararası rakipler var. Şu anda herkes sahip olduğu satış metrekaresini artırmak için uğraşıyor” dedi.
Diasa’nın Marmara ve Ege bölgesinde yoğun olduğunu, bu yıl itibariyle tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde genişleyeceğini anlatan Somaza, “Organize perakendenin Türkiye’de önemli bir yeri var.
Ancak geleneksel perakendeciler de var olmaya devam edecek. Discount’ta daha ciddi bir rekabet olacak, rekabet sertleşecek. Bu özellikle tüketici için iyi bir şey. Türkiye, grup için en önemli stratejik bir ülke. Çok agresif bir büyüme planımız var” diye konuştu.
Kartta 1.7 milyonu buldu
970 mağazası olan Disa’nın organik büyümesine devam edeceğini söyleyen Somoza, “Organik büyümesine devam edeceğiz. Geçen yıl 280’nin üzerinde mağaza açtık. Sanmıyorum ki geçen yılın altında bir performans gösterelim” diye konuştu. Ücretsiz verilen sadakat kartı Club DiasA kartın 3 ay içinde 1.7 milyon müşteriye ulaştığını kaydeden Somoza, “ Kart üyelerinin kullanacağı indirim kuponlarını devreye aldık. Kişiye özel geliştirilen kuponlardan ilk ayda 10 bin tane kasalardan basılacak. Kuponlarda 1 alana 1 bedava, 3 al 2 öde gibi fırsatlarla birlikte toplam alışveriş tutarı üzerinden ya da belirli bir üründe indirim imkanı sağlanıyor” dedi.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.